Vücutta Kolajen Kaybı Ne Zaman Başlar

0
537
Kolajen kaybı ne zaman başlar
Kolajen kaybı ne zaman başlar

Kolajen, vücudun dinç, esnek ve canlı görünmesini sağlayan en önemli yapı taşlarından biridir. Bebeklik döneminden başlayıp genç yaşlara kadar pürüzsüz ve yumuşak bir cilde sahip olmanın asıl nedenleri arasında kolajen miktarının fazlalığı yatar.

Fakat yaşın ilerlemesi ve dış etkenler sonucunda vücutta kolajen azalır ve ciltte kırışıklıklar, vücutta değişik etkiler görülmeye başlar. Aynı zamanda yer çekiminin de cildin sarkması üzerinde çok büyük etkisi vardır.

Kaç Yaşına Kadar Kolajen Üretimi Devam Eder?

Kolajen, insan vücudunda doğal olarak üretilen bir protein çeşididir. Ancak bu doğal üretimin de belli bir yaşa kadar süresi vardır. Yapılan araştırmalara göre 25 yaşına kadar kolajen üretimi  devam eder.

25 yaşından itibaren her yıl ortalama % 1 oranında kolajen kaybı yaşanmaya başlar. Bu doğal bir olaydır. Ancak kolajen üretiminin azalmasını hızlandıran dış faktörler de bir hayli fazladır. Örneğin; sağlıksız ve düzensiz beslenme, günlük alınması gereken C vitaminine dikkat etmeme, cilt bakımı ihmali, kirli hava etkileri,  yüksek oranda güneş ışığına maruz kalma, sigara içilmesi, bunların başında gelir. Hal böyle olunca 50 yaşına gelindiği zaman vücutta bulunan kolajen miktarının yarısının azaldığı görülmektedir.

Kolajen seviyesinin düşmesi demek, vücudun tamamen kolajen üretimini bırakıyor demesi değildir. Sadece minimum düzeye düşmesi demektir. Dışardan alınan kolajen takviyesi sayesinde bu kolajen miktarı artırılabilir ya da dengede tutulabilir.

Kolajen takviyesi alımında da doğal besinler öncelikli olarak tercih edilmelidir. Şayet alınan bu doğal besinler yetersiz kalırsa, dışarıdan yine sıvı, kapsül ya da toz halinde bulunan kolajen takviyeleri alınabilir.

Kolajen Kaybını Nasıl Yavaşlatabiliriz?

Kolajen kaybını tam olarak durduramasak da azalmasını engellemek elimizdedir. Peki ne gibi önlemler almalıyız?

A vitamini açısından zengin olan besinleri tüketmek. Bu besinler de domates, ıspanak, brokoli, greyfurt, pırasa, havuç, kayısıdır.

C vitamini açısından zengin olan besinleri tüketmek. Bu besinler de turunçgiller, yaban mersini, çilek, kivi, kavun, maydanozdur.

Bol bol su içmek.

Günlük alınması gereken protein miktarına dikkat etmek. Protein açısından zengin besinler tüketmek. Bu besinler; süt, yoğurt, balık, peynir, et ürünleri, barbunya, fındık, yumurta ve baklagillerdir.

Kırmızı sebze ve meyvelerden, pancar, elma ve kiraz tüketmek.

Uyku düzenine dikkat etmek,

Ayrıca, glüten, soya, süt ürünü ve şeker içermeyen besin takviyeleri, kolajen miktarını artırır. Buna bağlı olarak da cilt görünümü daha dinç, parlak ve gergin olur.

Yukarıda sayılan tüm bu yöntemler, kolajen miktarını artırmada oldukça etkili yöntemlerdir.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here